Gezeceksiniz Diye mi Çocuk İstemiyorsunuz?

0

Gezeceksiniz Diye mi Çocuk İstemiyorsunuz?

Uzmanlar ne diyordu?  Bir insanın çocukluğu çok önemlidir. Her zaman duyduğumuz bu bilgi bazen çok anlamsız geliyor olsa da bazen bir durum karşısında bir bakmışsınız ki çocukluğunuza dalıp gitmişsiniz. Bugün ben de o dalıp gitmeyi yaşadım. Biz çocukken mahalleye bohçacı (sırtında bohçası ile satış yapan kişi) kadınlar gelirdi. Nedendir bilmiyorum bazen anneler çocukları yaramazlık yaptıklarında onları bohçacılara vermekle korkuturlardı. Halbuki madem kötü insanlardı sizler neden konuşuyordunuz ki dimi ama. Neyse mevzumuz korkutulmak değil 🙂

Gezeceksiniz Diye mi Çocuk İstemiyorsunuz? sorusu üzerine

Benim ilgimi çeken kısmı ise bohçacının kendisiydi. Bazılarının yanında küçük bebekleri olurdu. Efendim bazen anneler babalar yalnız kalmak çocuklarını evde bırakmak isterler, ihtiyaçları vardır buna. Ancak bunu yaparken “oraya çocukları almazlar”, “çocuklara yasak”,” çocuklar gitmez” vs. gibi gerekçeler sunarlardı. Ben ise bu gerekçeler karşısında kendi kendime şöyle bir soru sorardım; ama o bohçacı kadınlar çocuklarını gittikleri her yere götürüyorlar. Siz niye bizi götürmüyorsunuz? Bu soruyu hiçbir zaman dile getirmedim ama bu duruma ne kadar içerlediysem evcilik oynarken bile o bohçacı kadın rolünü oynamayı çok seviyordum. Çünkü bebeğim hep yanımdaydı. Böyle kulağa komik gelen bir travmam olunca da ilerde o çingeneler gibi olmaktı hayalim 🙂 Düşünsenize bir çocuğa ilerde ne olacaksın diye soruyorsunuz ve cevabı çingeneler gibi bebeğimle gezmek diyor. Tepkiniz ne olurdu?..

İşte o çocuk yetişkin oldu, evlendi tam da kendi gibi biriyle. Yani onun da çingene olma hayali yoktu herhalde ama hayallerinin gerçek olmasına destek olacak yapıdaydı. Her şey çok güzel ama etrafın sualleri ve yargıları bitmek bilmiyordu.

Gezeceksiniz Diye mi Çocuk İstemiyorsunuz? fotoğrafı
Cemay Ağrulu Instagram Heabı: yineastiktollari

Gezeceksiniz diye mi çocuk istemiyorsunuz?

 -Gezeceksiniz diye mi çocuk istemiyorsunuz? -Yeter çok gezdiniz bir çocuk yapın da artık evde oturun… Bu gibi pek çok yaklaşım gerçekten sinir bozucu oluyor. Şimdi bir başka soru soruyorum: Neden çocuk sizlere engel olarak görünüyor? Ben tahmini olarak şöyle düşünüyorum; çiftlerin birbirlerine olan bazı duygu, arzu, istek eksikliklerini çocuk ile örtbas etmişler ve bir şey olmadığında çocuk var ya ondan demişler. Öyle tahmin ediyorum yani. Genel algı böyle olunca bize olan da değişmedi. Tabii kime sevinçle anne baba olacağımızın haberini versek hep aynı tepkiyi aldık. -Oh sonunda hadi biraz da siz oturun evde bugüne kadar gezdiğiniz yanınıza kar. Neyse ki herkesi öyle ciddiye almamak gibi bir özelliğimiz var da çok da şey etmedik yani :).

Peki bizde durumlar nasıldı?

Gebeliğimi öğrendiğimiz andan itibaren bebeğimizi nereye götüreceğimizi, hangi dereye sokacağımızı, kamp ateşinde masal okuyacağımızı hayal etmeye başlamıştık. Hatta öyle ki bebeğin cinsiyetini öğrendiğimiz hafta 3 kişilik çadır almak oldu işimiz. Herkes bebeğine oyuncak, kıyafet alırken; biz ona aramızda yer açabilmek için 3 kişilik çadır almıştık. Çünkü o bizim aramızdaki soyut olan aşkımızın somutlaşmış haliydi. Onunla yapacağımız her şey bir kat daha güzelleşecekti. Gezemezsin diyen herkese gerekirse çingene gibi çocuğu bağrıma basar her yere giderim dedim. Onlar güldüler ama ben öyle de yaptım.

Gezeceksiniz Diye mi Çocuk İstemiyorsunuz? diyorlar

80. gününde bağrıma basıp anne oğul ilk seyahatimizi yaptık. Konya’dan Tekirdağ’a uçtuk. Nereden baksan kıta değiştirdik kolay değil. Ya kamp? A a! Ondan geri kalır mıyız? Tabi ki onu da deneyimledik. 75 günlükken Isparta Melikler Yaylasına gittik. Babası ona yıldızları anlattı, annesi kamp ateşinde karnını doyurdu. Gündüz araba bagajı ona göre yapıldı. Yürüyüş içinde bağrıma basıp güncel adıyla bebeğimi slinge koyup yola koyulduk. Bu esnada canımız bebeğimiz halinden oldukça memnundu. Çadırımızda aramızda uyurken de bir o kadar huzurluydu.  Sonunda hayalime ulaşmış oldum. Gökten üç elma düştü. Biri bize ohh gezemezsiniz diyenlere, biri uykusuz geceler nasıl diye sevinenlere biri de bu yazıyı içtenliğiyle okuyan siz değerli okuyuculara…

Cemay Ağrulu’nun diğer yazılarını okumak için tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz