Hipotermi Nedir? Nasıl Korunulur?

0

Önbeyin bölgesinde bulunan Hipotalamus vücut sıcaklığının dengesini sağlamakla görevlidir. Bu yapı bazı koşullar ve şartlar altında görevini gerçekleştiremezse hipotermi durumu ortaya çıkar. Hipotermi vücut sıcaklığının 35 derecenin altına düşmesidir.

Genel olarak hipoterminin yaşandığı durumlar, soğuk ve rüzgarlı havalardır. Bu koşullarla daha fazla karşılaşan gruplar dağcılık sporu ile uğraşanlar ve balıkçılardır. Ancak kış kampı yapan gezginlerin de uygun uyku tulumu seçmemesi de hipotermi durumuna sebebiyet verebilir. Bunun yanında doğal afet sonucu soğuk hava şartlarına maruz kalan afetzedeler de hipotermi olabilir.

Hipotermi seviyeleri üç farklı dereceye göre sınıflandırılmıştır. Vücut sıcaklığının tespiti üzerine yapılacak müdahaleler farklı olacağından bu üç ısı derecesinin bilinmesi önemlidir.

Hafif Hipotermi

Hafif hipotermi derecesi 32 ile 35 derece arasındadır. Bu aşamada hastada konuşma güçlüğü, yürümede zorlanmak, gelgitli bilinç değişiklikleri gibi semptomlar izlenebilir. Eğer hasta ıslanmaya bağlı olarak bir hipotermi ile baş başa kalmışsa bu durumda yapılacak ilk adım ıslak kıyafetleri çıkartmak ve kuru kıyafetler ile değiştirmek olacaktır.

Halk arasında “soğuk kesmesi” olarak nitelendirebileceğimiz bir takım yerlerde (burun, kulak ve parmaklar gibi) vücudun diğer kısımlarına göre daha fazla üşüme ve karıncalanma olsa da vücut ısısı eşit olarak arttırılmalıdır. Önce ılık bir ortama daha sonra ise sıcak bir ortama geçirilen hasta kademeli olarak ısıtılmalıdır. Sadece üşümenin daha fazla hissedildiği yerlere sıcak kompres uygulanması doku zedelenmesine ve kan basıncını hızlı düşürmeye sebebiyet verebilir. Daha sonra ise sıcak içecekler verilerek hastanın besin yoluyla enerji ve ısı almasını sağlayabilirsiniz.

Islanmaya bağlı hipoterminin önüne geçmek için her daim yedek kıyafet bulundurmak hayati bir önlem niteliği taşır.

Orta Dereceli Hipotermi

Vücut sıcaklığının 28 ile 32 derece olduğu orta dereceli hipotermide tüm vücut fonksiyonları yavaşlamaya başlar, bu noktada artık titremede duracağından hastanın ağır hipotermiye girme durumu hız kazanır.

Islanmaya bağlı başlayan bir hipotermi durumu söz konusu ise hastanın üzerindeki kıyafetleri kuru kıyafetler ile değiştirerek müdahaleye başlanmalıdır, ardından kademeli ısıtma yöntemiyle devam etmelisiniz. Koltuk altı, kasık, baş ve boyun bölgelerine ılık müdahaleler yaparak vücudun ısı dengesi korunmaya çalışılmalıdır. Vücut sıcaklığı düştükçe oksijen kaybı yaşanacağından ve karbondioksit oranı artacağından orta hipotermi geçiren hastanın ılık oksijen tedavisi almasını sağlamak çok önemlidir.

Ilık Oksijen tedavisi çeşitli oksijen maskeleri ile gerçekleştirilir.

Ağır Hipotermi

Ağır hipotermi vücut sıcaklığının 28 derecenin altına düştüğü durumlarda seyredilir. Bu aşamada vücuttaki tüm titreme son bulmuştur ve denge sistemleri çökmüştür. Hastanın kan basıncı oldukça düşüktür. Hasta ısıtıcı tüpleri ile ısıtılmalıdır. Bu yöntem imkanlar dahilinde değilse hasta kuru kıyafetlerle birlikte komfor limiti hava sıcaklığını karşılayacak bir uyku tulumunun içine alınmalı, devamında ise çadırın içinde gerekirse su kaynatılarak nem oranı yükseltilmelidir. Ilık oksijen tedavisine başlanmalı ve devamında hastanın hayat bulguları monitörize edilmelidir.

Ağır hipotermi geçiren insanların vücut fonksiyonları çökmüş olduğundan hayatta olup olmadıkları anlaşılır değildir. Bu yüzden hastayı kademeli olarak ısıtma işlemi ilk adım olmalıdır.

Hipotermi, dağcılık sporu ile uğraşanlar ve doğa tutkunlarının oldukça dikkat etmesi gereken bir konu. Hipotermiye yakalandıktan sonra kurtulmak öylesine meşakatli ve profesyonel bir süreç ki önlemimizi böyle bir sağlık problemi ile hiç karşılaşmayacağımız şekilde almalıyız.

Hipotermiden nasıl kaçınılır? Ne gibi önlemler alınmalı?

Yanınıza yedek kıyafet alın

Hipoterminin ortaya çıkma sebeblerinden biri ıslanmaktır. Zaten soğuk olan havada ıslanan kıyafetleri kurutmak bir yana, insan kendi vücut dengesini koruyamaz duruma geliyor. Üzerimizdeki kıyafetlere muadil bir şekilde yedek kıyafet alımı evden çıkmadan alınacak ilk tedbirlerden…

Kalın kıyafetlerden uzak durun

Hipotermi vücut sıcaklığının 35 dereceye düşmesiyle başlayan bir sağlık problemi olduğundan bu durum özellikle kış aylarında gerçekleşebilir. En sık yapılan hatalardan biri kalın iki üç parça kıyafet giyerek soğuktan korunmanın yollarını aramaktır. Kalın kıyafetler giyinerek yürümek, çadır kurmak ya da yemek yapmak gibi işlerde kişinin nem dengesi bozulacak, terleyip kuruyacaktır. Bu yüzden ince katlar halinde sıkı giyinmeli iş yaparken ise terlememeye çok dikkat etmeliyiz.

Alkol kullanımına dikkat edin

Güzel bir ateşin etrafında “içimiz ısınır” deyip alınan alkol, kısa bir süre kan akışını hızlandırarak bunu sağlar. Günün devamında vücut akışının dengesini bozacağından kamp aktivitelerinde alkol kullanımı yanlış bilinen bir soğuktan korunma yöntemidir.

Uygun uyku tulumu seçimi

Çoğu zaman iyi bir çadırın günü kurtarabileceği düşünülür ancak olan böyle değildir. Uyku tulumunun komfor derecesi gece kalınacak yerin havadurumunu kapsamıyorsa vücut uyku haline geçmekte hem titremeler yaşayarak zorlanacak hem de çoktan hafif hipotermi yaşayan birini korumayacaktır. Bu sebeple uyku tulumu seçimi verilecek en önemli kararlardan biridir.

Sıvı tüketimini hafife almayın

Fiziksel buharlaşma hipoterminin belirtileri arasındadır. Vücuttaki suyun kaybı hipotermiyi kolaylaştıracaktır. Ortalama ölçülerde bir insan (erkeklerde 1,75 boy 75 kilo, kadınlarda 1,60 boy 60 kilo) için 2,5 ile 3 litre arasında sıvı alımı, vücuttaki su dengesini koruması önemlidir

Tuvalete çıkmayı ihmal etmeyin

Araştırmalar gösteriyor ki hali hazırda üşüyen bir vücudun asit baz dengesini koruyamaması 8 saat hafif hipotermide kalmış bedeni orta hipotermiye daha çabuk sürüklüyor. Bu sebepten havalar soğuk diye açık arazide, soğuk hava şartlarında idrar tutmak sağlık açısından hiç uygun değil.

Ayaklarınıza iyi bakın

Hipotermide siper ayağı adı verilen durum son derece yıkıcı bir deneyim ve görüntüdür. Balıkçıların sık sık başına gelen bu durumdan yaşamadan kurtulmanın yolu uygun ayakkabı kullanımıdır. Su geçirmeyen, hava geçişi sağlayan ve ısıyı terletmeden içeri tutan bir outdoor bot dağcılıkla uğraşanlar ve karlı arazide soğuk havada yürüyecekler için uygun olacaktır. Ayağınızın hiçbir şekilde nemlenmemesine ve ıslanmamasına dikkat etmelisiniz.

Kış Kampında Dikkat Edilmesi Gerekenler yazısını okumak için tıklayın

Önceki İçerikTarihi Mekanları ile Bursa
Sonraki İçerikAslan Kral’ın Geçtiği Yer: Serengeti
Merhaba, anlatılanlara göre güneşin hiç görünmediği ve dize kadar kar olan soğuk bir kış gününün şafağında 17 Şubat 1997'de İzmit'te doğdum. Doğaya olan sevgim, insanlığa olan ilgim, yollara olan hayranlığım henüz ilkokul yıllarında kendini belli etmiş olacak ki o zamanlar da sürekli gezi kulüplerine üye olur, karşıma çıkan her seyahat fırsatını değerlendirmeye çalışırdım. Okuldan ve evden uzaklaştığımız bazen şehiriçi bazen şehir dışı geziler en büyük mutluluğum olurdu. Klişe olacak ama tek başıma seyahat etmeye 19 yaşında Into The Wild'ı izledikten sonra başladım. Çantama, çadırıma ve ablamın ördüğü yol arkadaşıma isim vererek yollarda kendi içime açıldım. Bazen evimin yirmi kilometre ötesine bazen de Türkiye'nin en doğusuna gittim ve bu yolculuklarda en çok doğa ile baş başa kalmayı sevdim. O bölgelerin doğasından, tarihi kalıntılarından ve insan hikayelerinden etkilendim. Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik Lisansımı bu yıl bitirdim. Gezgin Gazetesi ile seyahat etme arzum ve yazma iç güdüm sayesinde tanıştım. Burada zaman zaman seyahatlerimden zaman zaman ise gezginleri ilgilendiren içerikler üretmeyi planlasam da bakalım öyle olacak mı? Zaten güzel olan da bu değil mi? Yolda olmak..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz