Masal Gibi Bir Otel: Giraffe Manor

0

Kendimi bildim bileli hayvanlara çok düşkünüm. Artık herkesin her yeri paylaştığı ve her lokasyona kolaylıkla ulaşabildiği bir dünyada yaşadığımız için de Nairobi’deki Giraffe Manor ile ilgili çok sayıda fotoğraf, video görme ve bilgi alma şansım oldu. Bu otel ile ilgili gördüklerimin yarısına ihtimal vermesem de oraya gitmek en büyük hayalim olmuştu.

Giraffe Manor 12 odalı bir otel, dünyada tek olduğunu göz önünde bulundurursak tüm dünyadan birçok insanın buraya gelmek istediğini anlamak pek de zor olmaz. Bu sebeple de en az bir yıl önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor, fiyatlar da bir hayli yüksek. Bizim Afrika seyahatlerimizi ayarlayan Şebnem Hanım’a (Especially Africa) sürekli buraya da gitmek istediğimi söylüyordum zaten. Bir şeyi çok isterseniz, ama gerçekten içten isterseniz olur derler ya, ilk defa buna inandım. Çünkü tamamen şansa ve çok kısa bir sürede Giraffe Manor’a gitme şansı yakaladık!

Genellikle böyle büyük beklentilerle bir yere gittiğinizde, hayal ettiğiniz güzellikte bir şeyler karşılaşmazsınız, en azından bana öyle olur. Buraya adımımızı attığımız saniyede, yani daha zürafaları görmeden, bayıldık! 

Otel dediğim aslında bir köşk. Orijinal olarak 6 odalı bir av köşküymüş. Sonrasında otel olarak kullanmaya başlamışlar ve ikinci yapıyı yapmışlar, orada da 6 oda var. Otelin içi tek kelimeyle mükemmel! Her yerde zürafa detayları var. Bütün fotoğraflar, heykeller, bitkiler, kitaplar, her şey zürafalarla ilgili. O kadar güzel dekore edilmiş ki zürafalar gelmeden oturup bir şeyler içmek/yemek de çok keyifli.

Giraffe Manor deyince insanların aklına ilk gelen zürafalar her an sizinle mi? Kendilerini sevdiriyorlar mı? Evcilleşmişler mi? 

Aslında bunların hepsinin cevabı hayır. 

Zürafalar günde iki kere sizin yanınıza geliyor, kahvaltı ve akşamüstü çayında. Sabah 5 civarı gelmeye başlıyorlar ve hangi odada kaldığınıza bağlı olarak odanızın camına ya da terasına geliyorlar. Orada onları besleyebiliyorsunuz. Sonrasında kahvaltıya geçiliyor. Önce siz kahvaltınızı yapıyorsunuz, sonra zürafalarla fotoğraf çektirebiliyorsunuz, tabi onlar sizin yediğiniz kahvaltıdan yemiyor veya fotoğraflarda görüldüğü gibi kahvenizden bir yudum almıyor. Onların yedikleri özel bir şey var, zaten otelde size ondan bolca veriyorlar. 

Zürafalar, her ne kadar çok tatlı görünseler de, çok tehlikeli hayvanlar. Mesela kendilerini tehlikede hissederlerse tekme atıyorlar. Tekme atarak bir aslanı öldürebilecek güçteler. Dolayısıyla bu otelde de çok dikkatli olmak gerekiyor. Zürafaların geldiği belirli bölgeler olsa da onlar etraftayken otelin içinden tek başınıza çıkmanız yasak. Belirli yerlerde yürüyebiliyorsunuz. Elinizde yemek varken çok iyiler, o zaman kendilerini sevdiriyorlar. Ama yemek bitince yanınızdan gidiyorlar hemen. Gerçi ben gayet yakındım hepsiyle ama mesela bir çocuğun kafasına tekme geliyordu neredeyse. Bir başkasına da zürafanın kafası çarpıyordu. O yüzden her ne kadar otelde, gözetim altında olsanız da bu tarz hayvanların yanında dikkatli olmanız lazım. Ama çok tatlılar ve onlara dokunmak, bu kadar yakın durmak dünyanın en güzel hislerinden bir tanesi o ayrı.

Yukarıda anlattığım evcilleşmişler mi sorusuna da cevap veriyor zaten. Tabi ki doğada aniden karşınıza çıkacak bir zürafaya göre insanlara daha alışıklar, dolayısıyla onları çok farklı bir durum olmadıkça tehdit olarak görmüyorlar. Ama bu yine de dikkatli olmak gerektiği gerçeğini değiştirmiyor.

Giraffe Manor’daki zürafalar Rotschild zürafaları ve bunlar nesli tükenmekte olan zürafalar. Bu sebeple burası onları koruma altına almış. Burada kalmanız, otelin yanındaki Giraffe Center’a gitmeniz, hep bu zürafalara destek olmanız anlamına geliyor. Tabi destek olabilmek için Kenya’ya kadar gitmenize gerek yok, websitelerinden de olabiliyorsunuz. Hatta dilerseniz zürafa evlat edinebiliyorsunuz. Bir (veya daha fazla) zürafa evlat edindiğiniz durumda da, sizinle düzenli olarak o evlat edindiğiniz zürafa ile ilgili bilgi ve fotoğraf paylaşıyorlar.

Giraffe Manor benim hayal ettiğimin de ötesinde masal gibi bir yer… Burası hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz Smile and Travel’daki yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Aslan Kral’ın Geçtiği Yer: Serengeti yazısını okumak için tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz