Servas: Özel Bir Konaklama Tercihi

0

Yıllar önce daha henüz yurtdışına hiç çıkmamış, hayaller kurarken bile gözümde büyüttüğüm bir sürü engel vardı. Bugün hala insanların adım atmasının önünde duran engelleri ortadan kaldırmak ya da engel kategorisinden çıkarmak gerekiyordu seyahat etmem için. Seyahat etmek istiyordum. Yeni yerler keşfetmek, farklı kültürleri tanımak, yeni deneyimler edinmek istiyordum. İstiyordum, istiyordum da; bir devlet memuru olarak nasıl mümkün olabilirdi bu? Kısıtlı bütçeyle, her adımımı hesaplamak çok da bana göre değildi. Gezmek sadece görmek miydi? Gitmişken o ülkenin yemeklerini tatmak, alışveriş yapmak, müzelerin yanı sıra pazarlarında, kafelerinde de zaman geçirmek istiyordum. Ve bütün bunlar da gezi bütçem için yeni giderlerdi. Gözümde büyüyen engeller, gittikçe hedefimden uzaklaştırıyordu beni. İşte bu yazı gezi bütçemde yaptığım minik değişikliklerden bazılarını anlatırken, konaklama seçimimi daha yakından tanımanızı sağlayacak. Hazırsanız en baştan başlayalım!

Önce derin bir nefes aldım ve aldım elime kalemi kağıdı; Gezmek için neler gerekliydi, kalem kalem bunları yazacaktım. Uçak bileti, konaklama, gezi esnasında harcanacak para olarak üç başlık belirledim. Biliyordum ki insanlar aylar öncesinden uçak firmalarının düzenlediği kampanyaları takip ediyor ve bilet işini böylece ucuza mal ediyordu. Gezi esnasında harcayacağım parayı başlangıçta minimuma indirmek istemiyordum. Yanımda her zaman götürebileceğim en üst limiti taşımak hoşuma gidiyordu. Gezerken para yüzünden denemek istediğim bir lezzetten mahrum olmak, almak istediğim bir tişörtü alamamak, girmek istediğim bir müzeye girememek istemiyordum. Ne yapmak istiyorsam onu yapabilme özgürlüğüm olabilsin istediğim için konaklama giderimi nasıl en minimuma indirebilirim, bunu araştırmaya başladım. İşte tam olarak böyle buldum Servas’ı. Gizem Altın Nance’nin kitabında karşılaşmıştım ilk kez. Üyelerine ücretsiz konaklama imkanı sunarken lokal insanların hayatlarına tanık olma imkanı tanıması, kendi içindeki kuralları çok hoşuma gitmiş, daha yakından araştırmak istemiştim.

Web sayfasında yazdığına göre üye olmak istiyorsam öncelikle bir başvuru formu doldurmam gerekiyordu. Formum onlara ulaştıktan sonra ise bir görüşmeci ile buluşma ayarlanacak, o görüşme sonrasında üyeliğim kabul edilecek ya da süreç daha başlamadan bitecekti. Günümüz Dünyasında çoğu insan için böyle bir görüşme süreci gereksiz ya da itici gibi gözükebilir. Oysa temelinde tamamen “güven” ve “barış” bulunan bir topluluğun üye adaylarını önceden görmek, tanışmak istemesi sonradan yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçilmesi adına çok büyük bir adım.  Görüşmecinin tek amacı sadece sizi tanımak değil elbet; Servas hakkında bilgiler verirken, kendi deneyimlerini paylaşmak, sizin sorularınızı cevaplamak ve sürecin daha sağlıklı ilerlemesini desteklemek.

Ailelerinden biri ya da yakın bir arkadaşı geliyormuş gibi kapılarını açan, kafalarında herhangi bir soru işareti olmayacak kadar size güvenen insanların evinde konaklama fırsatı sunan Servas’a olan ilgim görüşme sürecinde daha da arttı. Bu arada araya sıkıştırmadan geçemeyeceğim Servas’a katılmamı sağlayan görüşmecim Jale benim en yakın dostlarımdan biri oldu. İşte bu hikaye bir yerde Jale ile tanışmamın da hikayesidir.

Servas nedir? Ne değildir?

Temelinde kültürler arası barış ve hoşgörüyü kendine amaç edinirken; din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeyip her türlü farklılığa kucak açan bir Sivil Toplum Örgütü’dür. 100 civarında ülkede yaklaşık 15.000 üyesi bulunan Servas’ın ülkemizde 250 dolaylarında üyesi vardır. 1978’den beri ülkemizde faaliyetlerini yürütüyor. Çeşitli projeler ile çocuklara ve gençlere sınırların ötesinde sınırsız hayallerin mümkün olabileceğinin en büyük destekçilerinden. Yıllardır Hatay’ın Antakya ilçesindeki 6.400 nüfuslu Ekinci köyünde devam eden Servas Barış okulu projesi bunlardan biri. Sevgili Mehmet Ateş’in köyünün çocuklarına verdiği en büyük armağandır bence bu proje. Her sene Servas üyesi tüm ülkelere projenin duyurusunu yapıyor, amacı çocukların farklı ülkelerden gelen misafirler ile zaman geçirmesi, onların farklı kültürleri tanımalarına fırsat sunmak, yabancı dile ilgilerini artırmak. Misafirlerden çocuklarla gerçekleştirebilecekleri çeşitli etkinlikler sunmalarını rica ediyor. Bunlar ingilizce öğretmek, resim yapmak, şarkı söylemek, basit bir yemek tarifi vermek, kendi ülkelerinin sunumunu yapmak gibi etkinlikler olabilir.  Ve yaklaşık 10 günlük bir program organize ediyor sevgili Mehmet.

(atesnaar.blogspot.com)

Bizzat benim de katıldığım bu projede; çocuklarla zeytin ağaçlarının altında resimler yapmak, köy okulunun duvarlarını boyamak çok güzeldi.. Rusya’dan gelen misafirimizle sabahları spor yapıyor, Rus müziklerinde dans ediyor, akşamları hep birlikte mısır patlatıp film izliyorduk. Geziler düzenliyor, şehri keşfediyorduk. Sadece çocuklar değil benim için de müthiş bir keşif süreciydi bu 10 gün. İlk kez bulunduğum Hatay’da yöresel lezzetleri tadarken, yeni dostlukların temelini de atıyordum.  Küçücük bir köyde o yaştaki çocukların kurduğu hayaller nasıldır sizce? Benim yetişkin bir kadın olana kadar kurduğumdan daha sınırsız, daha umutlu.

Eğer çocuğunuz var ise Servas üyesi olarak onun yabancı dil öğrenimini, farklı kültürlerle buluşma imkanını çok öne çekebilirsiniz.

Daha fazlası için www.servasturkey.org web sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Üyeliğiniz kabul edildikten sonra içinde sizin bilgilerinizin bulunduğu bir tanıtım mektubunuz olacak. (Letter of Introduction-LOI) Üzerinde Servas damgası bulunan bu mektup, sizin üye olduğunuzu kanıtlıyor. Evlerinde kalmak istediğiniz insanlara bu mektubu da ekte sunmanız gerek. Her mektup 1 sene geçerli. Seyahat etmediğiniz sürece ya da evinizde birinin konaklaması için de bu mektuba ihtiyacınız yok. Seyahat edeceğiniz zaman temin etmeniz lazım. Her sene cüzi bir ücret karşılığında bu mektubu edinebilirsiniz. Servas Türkiye fonuna aktarılan bu ücretler ise etkinliklerde kullanılmak üzere saklanıyor.

Üyelik tipleri

(servas.org)

Servas’ta öncelikle 3 farklı üye tipi bulunuyor. Hangi üye tipinde üye olursanız olun, seyahatlerinizde konaklamak için servası kullanabilirsiniz. Üyelik tipiniz sizin kendi evinizde misafir ağırlayıp ağırlayamayacağınızı ya da gezginlere nasıl destek olabileceğinizi belirliyor.

  1. Host
  2. Day Host
  3. Traveller

Host:

Evi konuk ağırlamaya uygun üyelik tipi. Bir misafir ağırlayabilecek uygun alanınız var ise tercih edebilirsiniz. Diyelim ki seyahat edeceksiniz ve gideceğiniz ülkede Servas üyeleri var. Öncelikle oradaki host kategorisinde bulunan insanlarla mail yolu ile iletişime geçmeniz gerekiyor. Kibar bir dil ile kısaca kendinizi tanıtıp, şehirlerine geleceğiniz tarihi yazıp, konaklamanız için uygun olup olmadıklarını sorun. Yazılı olmayan Servas kurallarına göre en fazla 2 gün kalmayı sorabiliyorsunuz. Ancak şehirde daha uzun süre kalacak iseniz ve uygunsa size daha uzun süre kalabileceğinizi teklif edebilirler.

Eğer bir servaslının evinde kalıyorsanız sizin onunla zaman geçirmeniz bekleniyor. Birlikte sohbet etmek, yemek hazırlamak, hatta yöresel yemek yapmanız kültürünüzü yakından tanıtmak adına en güzel fırsat. Ben genellikle vaktim varsa yaprak sarması yaparak gidiyorum yurtdışına. Hem evinde kaldığım insanlar için benim ülkemden bir yemeği görmüş oluyorlar hem de kendim için uçakta ya da ülkeye ilk vardığımda yanımda hazır yemeğim oluyor. Bizim ülkemizde bilirsiniz misafire çok masraf yaptırılmaz, genellikle onu bir yere götürüyorsak hesabı biz ödemek isteriz. Tabii ki bütçeniz neye izin veriyorsa öyle davranmakta serbestsiniz. Kültürümüzün bir parçası olan bu davranışı gösterebileceğiniz gibi herkesin kendi hesabını ödemesi aslında servasın kendi kuralı.

Kimsenin kimseye yük olmamasını önemsediklerini de bilin. Eğer biri beni evinde ağırlayacak ise ben daha önce Türkiye’de bulunup bulunmadıklarını mutlaka sorarım, özellikle ülkemden istedikleri bir şey var mı bilmek isterim. Eğer bir şey istememişlerse türk kahvesi, nazar boncuğu, lokum ya da yaptığım küçük bir resmi hediye olarak götürürüm. Bu zorunlu bir şey değil, tamamen size kalmış. Bence eli boş gitmemek de bizim kültürümüzün en güzel örneklerinden biri.

Day Host:

Eğer evinizde misafir ağırlayabilecek uygun bir alanınız yoksa ve gezginlere gün içinde eşlik edebileceğiniz zamanlar ayırabilecekseniz tercih edeceğiniz üyelik tipi. Belki bir müzeyi birlikte gezebilir ya da bir kahve içerek sohbet edebilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey sizinle iletişime geçen misafiriniz ile bir buluşma ayarlamak.

Traveller :

Bu üyelik tipi ne evinde birini ağırlayabilecek ne de bir gezgine gün içinde eşlik edemeyecek olanların seçeceği üyelik tipi.

Daha önce de söylediğim gibi hangi üyelik tipini seçerseniz seçin, seyahatlerinizde servası konaklamak ya da gün içinde bir servaslı ile buluşmak için kullanabilirsiniz.

Gelelim Servas deneyimlerime!

Onlarca Servaslı ailenin evinde kaldım. Yine onlarca Servaslıyı hem bekarken hem de evliyken evimde ağırlama fırsatı buldum. Dönüp baktığımda gezdiğim bir şehrin en çok hatırladığım kısmı konakladığım evlerde yaşadığım deneyimler. “Bu senin anahtarın” diyenler, ayrılırken gözleri dolanlar, üzerinden geçen onca yıla rağmen her yeni yıl kart atanlar. Cebimize bilet sıkıştıranlar, yağmurlu havada kullanmamız için şemsiye verenler.. Havaalanından alan, havaalanına bırakanlar… En güzel makarnaları İtalya’nın en lüks restoranlarında değil de o ülkenin insanlarının evinde yiyebilmiş olmak şans değil de nedir?  Şehrin nokta atışı gizli yerlerini, restoranlarını, en ucuz dükkanlarını, gizli barlarını bloglardan değil de o semtin insanlarından öğrenme fırsatı sunuyor Servas.

Yıllar önce Anıl ile ilişkimiz henüz daha çok yeniyken,  Madrid’de sevgili Mamen’in evinde kaldım. İki servaslı olarak çıktığımız bu yolculukta 2. Servas deneyimimizdi. Madrid’de 4 gece kalacaktık. Mamen bize 4 gün onun evinde kalabileceğimizi söyledi. Tabii ki çok sevindik. Kavurucu İspanya sıcağında 2 gün için yer değiştirmek bizim için çok zor olacaktı. Mamen o ziyaretimizde bana “Eğer Anıl’la evlenirseniz; düğününüze geleceğim.” dedi. Ve yıllar sonra düğünümüze geldi. Bekarlığa vedamızdan, kına gecesine  her bir detayı yakından takip etti. Onun için de benim için de çok güzeldi onun yanımda, bizimle olması.

O kış Mamen’i başka bir arkadaşımla ziyaret ettim. Baharda bize gelen Arjantinli bir çift Mamen’in evinde gördüğü resmimden tanıdı beni. İlk ziyaretimde hediye olarak götürdüğüm küçük resimden. “Dünya küçük” dedik bir kez daha. Daha önce yazdığım yazımdan bildiğiniz üzere kanser ile 2. kez karşılaşmam Mamen’i de derinden üzdü. ‘Geçmiş olsun’ demeye geldi bu kez. Yine 1 hafta bizimle oldu. Moralimi yükseltmeye en ihtiyaç duyduğum zamanlarda ilk yanıma koşanlardan biriydi Mamen. Yazın bu kez yalnız gittim Mamen’i görmeye. Biliyorum ki bu artık hep böyle devam edecek. Berlin’e taşınmamızla daha da yaklaştık birbirimize. Artık senede bir değil de daha sık görüşeceğiz..

Servas’ın hayatıma kattığı bir sürü güzel anı var. Her bir deneyim birbirinden eşsiz. Yukarıda da söylediğim gibi dönüp baktığımda; ne gördüklerim, ne yediklerim ne aldıklarım; en çok evinde kaldığım Servaslılarla yaşadığım anılarım gülümsetiyor yüzümü. Kurduğum dostluklar büyüktür gezmekten dedirten Servas’a bir kez daha teşekkür ederim.

Sağlık Olsun yazısını okumak için tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz