Tibet’in Gençlik Pınarı

4

Bir gün parkta tanışıp arkadaş olduğunuz biri size gençliğin sırrının bir yerlerde saklı olduğunu söylese, hatta yaşlı insanları yeniden sağlığına kavuşturan, hastaları iyileştiren ve zamanı geriye döndüren bir sır olduğundan bahsetse ne düşünürsünüz?  İşte Peter Kelder’in başına tam olarak bu gelmişti. Parkta tanıştığı, gerçek adını asla bilemeyeceğimiz Albay Bradford bu sırrın peşine düşerek belki de her şeyi değiştirecek kadim bir bilgi ile geri dönmüştü; Tibet’in Gençlik Pınarı.

Tibet’in Gençlik Pınarı deyince akla belki gelen temiz berrak bir su olabilir. Ancak böyle düşünüyorsanız tamamen yanılıyorsunuz. Tibet’in Gençlik Pınarı içinde beş fiziksel hareketi barındıran bir sistem aslında. Albay Bradford’un anlattığına göre Tibetli rahiplerin ayin olarak adlandırdığı bu hareketler dini bir ritüel ya da bir ibadet şekli değil.  Beş gençlik hareketi tamamen vücudunuzla yaptığınız bir çalışma. Bu seriyi yapan insanların yaşlanmalarının durduğu hatta yaşlanma sürecini tam tersi yöne çevirdiği anlatılmakta. 1939 yılında Peter Kelder kitabında işte tam da bu gerçek hikâyeyi anlatmakta. Peter’ın anlattığına göre net bir şekilde yaşlı görünen Albay, tanışmalarında bir süre sonra Hindistan’da duyduğu bu pınarın peşine düşmek için yola çıkar ve yıllar sonra geri döner. Albay, Tibet’e gitmiş ve tanınmayacak şekilde gençleşerek Peter’in karşısına çıkmıştır. Peter Kelder’in yazdığı birinci kitap Albay Bradford’un deneyimlerini ve beş ayinin nasıl işlediğinden bahsetmekte. İkinci kitap ise beş ayini deneyimleyen, araştıran kişilerin verdikleri bilgileri ve bu sistemin nasıl çalıştığını anlatmakta. Bunun yanı sıra Tibet’in beş gençlik hareketi ile bağlantılı birçok bilgi vermekte.

Tibet’in Gençlik Pınarı Nasıl İşliyor

Tibet'in Gençlik Pınarı

Benjamin Button hikayesini akla getiren beş gençlik hareketinin en ilgi çekici tarafı insanların deneyimleri. İleri seviye bir ankilozan spondilit hastasının kızıyla koşmaktan aldığı haz, ciddi bir sırt sakatlanması yaşayan Laurey’in hareketlerinin nasıl geri döndüğünden bahsettiği kısımlar okurken “Hadi canım!” dedirtiyor. Bu fiziksel rahatsızlıklar düzenli egzersizlerle toparlayabilir tabi ki. Ancak insanlar seyrelen ya da beyazlayan saçlarının eski hallerine geri döndüğünden bahsediyor.

Albay Bradford, bize beş ayinin prana (yaşam gücü) üzerine kurulu olduğundan bahseder. Eterik bedenimizde akan yaşam gücü kaynağı, beş ayini düzenli bir şekilde yaparak aktif hale gelir. Yaşam gücü ya da yaşam enerjisi çarka denilen yedi tane görünmez enerji merkezi boyunca hareket eder. Çakralar yedi iç salgı beziyle beraber fiziksel bedenimizle çalışır. Yaşam enerjisi çakralar ile çalışarak salgı bezleri tarafından bedene dağıtılır. Endokrin sisteminde dengesiz veya eksik salgılanan bir hormon bir ya da daha fazla çakradaki sorunun sonucudur. Çakraların dönüş hızı kişinin sağlığı ile doğru orantılıdır. Beş ayin çakraların dönüş hızını artırmaktadır. Dönüşleri hızlı ve uyumlu olan çakralar endokrin sistemine oradan da bedendeki organlara saf yaşam enerjisi gönderir.

Ben bilim ne derse ona inanırım derseniz eğer ikinci kitapta Dr. Bowen bize beş ayinin gizemli ya da büyülü bir durum olmadığını açıklamış. Bu kadim bilginin aslında tıptan çokta uzak olmadığını anlatmakta. “Sinir siteminde gerçekleşen her şey vücudun geri kalanını da etkiliyor ve hem kendimin hem de hastalarımın tecrübelerinde beş ayinin tüm sinir sistemini uyardığını buldum.” Dolaşımın ayinlerle daha iyi hale geldiği ve yüze giden kan akışının arttığı, cilde taze oksijen ve besleyici maddeler giderken atık maddelerin atıldığından söz etmiş.

Ya bir plasebo etkisiyse? Tabii ki ayinlerin etki edeceğine inanmak çok önemli. Ancak biz bu etkiyi geri çevirmeye inanırsak bunu geri döndürebiliriz. Tam da bu noktada Dr. Chopra, Bize yaşlanma sürecinin ve fiziksel zayıflamanın durdurulamayacağı inancının da büyük bir bağımlılık olduğunu söylemiş.

Peki Nedir Bu Beş Ayin?

Birinci Ayin

Tibet'in Gençlik Pınarı

Kollarınız yere paralel olacak şekilde kendi etrafınızda saat yönünde döndüğünüz bu hareket herhangi fiziksel bir egzersize benzememekte. Ancak çakraları harekete geçirdiği, baş ağrılarına, osteoporoza ve varislere iyi geldiği anlatılmakta.

İkinci Ayin

karın çalışan herkesin aşina olduğu bir hareket. Yere sırt üstü düz bir şekilde uzanın. Avuç içleriniz yere baksın. Önce çenenizi göğsünüze yaklaştırırken derin bir nefes alın.  Sonra beraberinde bacaklarınızı dizlerinizi bükmeden(yapabildiğiniz kadar) dikey bir konuma getirin. Ve nefesi burnunuzdan boşaltırken hem başı hem dizleri indirin. Eklem iltihabı, osteoporoz, düzensiz regliler, menopoz semptomları, sindirim ve boşaltım sistemi problemleri, sırt ağrısı bu ayinin rahatlattığı konular. Beşinci, üçüncü, ikinci, birinci çakrayı hızlandırır.

Üçüncü Ayin

Dik bir şekilde nazikçe dizlerin üzerine çöküyoruz. Ellerimizle uyluklarımızı kavrıyoruz ve nefes alıyoruz. Çenemizi göğsümüze yaklaştırırken nefesi burundan boşaltıyoruz. Nefesi alırken geriye doğru bükülüyoruz (bükülebildiğimiz kadar), nefesi boşaltırken doğruluyoruz. İkinci ayinle benzer faydalar sağlayan üçüncü ayin aynı zamanda sinüs tıkanıklığını rahatlatmaya yardımcı olur.  Nefesi derinleştiren üçüncü ayin boyun bölgesinde ki kas gerginliğini azaltır. Beşinci, üçüncü, ikinci çakraları dönüşlerini artırır.

Dördüncü ayin

omuzları ve kolları güçlendiren, karın bölgesini ve kalp kaslarını yumuşatan bir ayindir. Boyunda, omuzda, kalçada ve dizlerde eklem iltihabı varsa bu hareket, semptomların azalmasına fayda sağlayacağı söylenmektedir. Beşinci, dördüncü, üçüncü, ikinci ve birinci çakraları hızlandırır. Dik bir şekilde oturun ve bacaklarınızı uzatın. Avuç içleriniz yerde ve ayaklarınız birbirinden ayrı olsun. Çenenizi önce göğsünüze yaklaştırın. Sonra başınızı gidebildiğiniz kadar geriye götürün. Avuç içleri ve ayak tabanları yerde olacak şekilde, dizleri bükerek gözdenizi yerden kaldırın ve yere paralel bir hale getirin.

Beşinci Ayin

Diğer ayinlerle ortak faydaları olan beşinci ayin bacak ve boyundaki sertliği rahatlatır. Bağışıklık sisteminde olumlu etkisi vardır ve lenfatik akışı geliştirir. Güçlendirir ve kireçlenme problemlerini azaltır. Plank yapacakmış gibi pozisyon alın. Kollarınızı düzleştirin ve başınızı geriye götürebildiğiniz kadar götürün. Nefes alırken göğsü ileriye doğru itin ve sırtı geriye doğru bükün. Nefesinizi boşaltırken kalçayı yukarıya doğru itin ve gövdenizi bacaklarınıza bastırın.

Peki bu beş ayini günde kaç kere, hangi saatlerde yapmak gerekiyordu. İşte bunun için verilen formülde her ayin günde üç tekrarla başlamalıdır ve günlük tekrar sayısını ikişer ikişer artırılmalıdır. Yirmi bir tekrara ulaşıncaya kadar artırmaya devam edilmelidir, ancak yirmi bir tekrardan sonra artırma yapılmamalıdır.

Yaşı ilerlemiş bir kişi bu ayinleri nasıl yapabilir sorunu duyar gibiyim. Tabi ki Albay Bradford buna da cevap vermişti. “ Ne koşulda olursa olsun kendini zorlamamalısın. Bu yalnızca ters etki yaratır. Ne kadar yapabiliyorsan o kadarla başla ve yavaş yavaş geliştir.” Albay ve Peter, her cinsiyetten her meslekten ve minimum elli yaşında olan bireylerden bir grup oluşturmuştu. Albay adına Himalaya Kulübü dedikleri bu grupta altıncı ve yedinci ayin dediği iki sırdan daha bahsetmişti.

Ben kendi Himalaya Kulübü’mü kurdum. Daha çok yeni olmasına rağmen üyelerin bazılarında sabah daha enerjik uyanma, uyanınca ortaya çıkan sinirde azalama ve diz ağrısı olan bir üyemizde diz ağrılarında azalama gördük. Bizim ayinlere olan inancımızdan mıdır ya da gerçekten bu hareketler bizi değiştirmeye mi başladı bilinmez. Ancak denemeye değer olduğu kesin.

Yoga’ya Merhaba yazısını okumak için tıklayın

Önceki İçerikYapı Kredi Play WHITEFEST 2020 Başlıyor
Sonraki İçerikDionysos’un Şehri; Nysa Antik Kenti
Malatya doğumluyum. Malatya'da yaşıyorum. Siyaset bilimi ve Kamu yönetimi mezunuyum ama kurumsal hayata girmeden kurumsal hayatı terk ettim. İki senedir yoğun olarak yoga yapıyorum, bir senedir de eğitmenliğini yapıyorum. Çok yeni bir stüdyom var Malatya'da. Burada insanlara yoganın farklı yönleri göstermeyi istiyorum. Eşimle birlikte bir gün doğal hayata döneminin hayalini kuruyoruz. Doğanın içinde olmayı seviyoruz. Yaşadığımız yerleri bu anlamada dönüştürmek istiyoruz. Elimizden geldiğince sağlıklı yaşamaya çalışıyoruz. Amatörde olsa fotoğraf çekmeyi seviyorum. Gezdiğimiz yerleri cebime koyuyormuşum gibi geliyor. Antik kentlerde, tarihi mekanlarda yoga yapmaktan keyif alıyorum. Daha çok gezmek istiyorum. Daha çok insanla tanışmak hikayelerini dinlemek istiyorum. Gezgin Gazetesinin bana ilham olacağına inanıyorum. Benim keyif aldığım şeylerden keyif alanlarla bir arada olacağım için mutluyum.

4 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz