Yardibi-Amasra-Güzelcehisar Rotası

1

Yardibi-Amasra-Güzelcehisar Rotası

Yasaklar kapıya yeniden dayandı. Ne zaman rahatlamıştık ne zaman tekrar yurtiçi de olsa gezmeye başlamıştık hatırlamıyorum ama Ekim-Kasım dönemi için harika planlarım vardı. Fakat hepsi birer birer yalan oldu. Size şuan Kurtalan Ekspresi falan yazmak çok isterdim, ama kısmet başka zamana diyelim. Önümüzdeki yaza şimdiden hazırlık olsun sizin için diye, geçtiğimiz yazdan küçük notlar paylaşayım dedim. O zaman Karadeniz’den güzel bir kamp rotası önerisi gelsin.

Biz Safranbolu’dan turumuza başlayıp Karabük-Sinop-Kastamonu-Bartın rotasını yaptık. Tamamı bu şekilde olsa da ben sizinle benim bu rotadaki favori kısmım olan Yardibi-Amasra-Bartın kısmını paylaşacağım.

Yardibi Gezi Rehberi

Yardibi Plajı Kamp Rehberi

Tamamını kamp ile geçirdiğimiz rotamızda Sinop ve Kastamonu’da da çok güzel alanlarda geceledik. Fakat en güzel kamp alanımız pek kimsenin bilmediği Yardibi plajı oldu. Gerçekten 5 günlük rotamız dâhilinde kamp yaptığımız alanlar içerisinde en çok Yardibi’ni beğendik. Gündüz günübirlikçiler tarafından kullanılıyor olsa da onlar gittikten sonra kampçılar için resmen bir tatlı huzur alanı diyebilirim.

Yardibi Plajı Hakkında

Bartın Kurucaşile ilçesine bağlı olan Yardibi plajı, yeşilin maviyle buluştuğu, gözlerden uzak küçük bir plaj. Kamp yapabileceğiniz alan sahilden biraz daha yukarıda kalıyor. Çok geniş bir alanı olmadığı için kalabalığa pek müsaade etmiyor. Sahili ise dalgalı olsa da çok açılmadığınız müddetçe yüzmeye de elverişli.

Sahil kamp atmaya zeminden dolayı elverişli değil. Sahil çakıl taşları ile kaplı bu yüzden çadırınızı kurabileceğiniz pek elverişli bir ortam bulamayabilirsiniz. Sahilin hemen yukarısındaki mesire alanı hem manzarası sebebiyle hem de kampa elverişli zemini sebebiyle daha iyi bir tercih olacaktır.

Kampınızı ormanın içerisinde kurup sahili yukarıdan seyretmek ise bambaşka bir keyif. Biz tam denizi en güzel görebileceğimiz açılara hamak kurarak deniz manzarasının keyfini hamakta çıkarmayı tercih ettik.

Bartın Şeyhler köyü sınırlarında kalan plaj, ilçe merkezine oldukça yakın konumda. Bu yüzden ihtiyaç gidermek gerektiği durumlarda kısa bir yolculukla ilçe merkezine rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz.

Yardibi gezisi

Yardibi Plajına Ulaşım

Ankara-Bartın yolunun sahil kesimine bakan dağ yolları arasında giderken karşınıza minnacık bir tabela çıkıyor. Yoldan ayrılıp bir patikayı takip ederek 400 metre ilerideki plaja ulaşabiliyorsunuz. Kurucaşile ilçesinde Şeyhler köyüne yakın. Kurucaşile merkeze araçla 1,5 km uzaklıkta.

Kurucaşile merkezi geçtikten sonra sağ tarafınıza dikkat etmek yolu kaçırmamanız için oldukça önemli. Tabelayı kaçırmanız sonrasında sıkıntı yaratabilir.

Patika yolu takip ettiğinizde, tam sahilin başladığı noktada kilit taş yol bitiyor. Bu nokta oldukça eğimli ve aracınızı geri çevirmenize imkân vermeyecek kadar dar bir nokta. O yüzden bu yolu tamamlamadan mesire alanının bulunduğu ağaçlık tarafa sapmanızı ve aracınızı buraya park etmenizi tavsiye ederim. Çünkü yolun sonuna kadar gidip aracınızı oraya park ederseniz sonrasında geri geri ve yokuş yukarı tırmanmak zorunda kalıyorsunuz. En sağlıklısı aracı mesire alanına park ederek sahile yürüyerek inmek.

Yardibi Plajında Kamp

Kamp alanı tamamen ücretsiz olup, günübirlikçilerin de kullanımına açık. Gündüzleri mesire geceleri ise kamp alanı olarak düşünülebilir. Eğer kalabalıktan hoşlanmıyorsanız gün batımından sonra kampınızı kurmakta fayda var.

Sık bitki örtüsü sebebiyle güneşten dolayı uykusuz kalma gibi bir problem yaşamıyorsunuz. Gölge ve serin bir bölge. Yaz aylarında eğer üşümem diyorsanız hamak içinde bile rahatlıkla uyuyabilirsiniz (ki ben çadırda uykuya dalıp sabah 05,30 da geri uyanıp hamağa taşındım, çadırda uyumaktan bin kat daha keyifli.)

Aynı anda hem deniz hem de orman kampı deneyimini yaşayabileceğiniz bir alan. Ben duymadım fakat eşim ve arkadaşımız Abdullah Gürlük gece çakal sürülerinin seslerini duyduklarını ve gördüklerini söylediler. Buna da dikkat etmekte fayda var. Dışarıda yiyecek bırakmamaya özen gösterin.

Alanda WC ve duş imkânı bulunmuyor. Tesis yok. Soyunma kabini gibi imkânlar da yok.

Elektrik yok fakat geceleri fazla karanlık olmuyor. Aydınlatma konulmuş.

Çöp tenekesi mevcut fakat pek sıklıkla boşaltılmadığı için büyük ihtimalle etrafını da pis göreceksiniz.

Market, restoran ve diğer ihtiyaçlar için Kurucaşile merkeze gitmeniz gerekiyor.

Su içinse mesire alanına giden yola saptığınız yerin hemen karşısında bir çeşme göreceksiniz. Bu çeşmeyi kullanmak için 400 metreye yakın yokuş çıkmanız gerekiyor. O yüzden yanınızda yeterli miktarda su bulundurmak daha konforlu bir kamp yapmanızı sağlayacaktır.

Yardibi neler yapılır

Yardibi Plajında Neler Yapılır

Kamp için geldiyseniz eğer günlerce burada rahatsız edilmeden kalabilirsiniz. Gündüzleri alanı günübirlikçiler ile paylaşmanız gerekiyor ama hafta içi giderseniz buna da gerek kalacağını sanmıyorum.

Hamak kurabilir ve tepeden deniz manzarasına karşı çok tatlı bir keyif yapabilirsiniz.

Eğer tedarikli giderseniz denize de girebilirsiniz. Suyu ortalama soğuklukta fakat Karadeniz kıyısı olması sebebiyle fazla dalgalı. Ayrıca Karadeniz’in meşhur dip akıntılarına da dikkat etmek gerekli.

Geceleri karanlıktan faydalanıp fotoğraf makinenizle uzun pozlama yapabilirsiniz.

Biz sıkıntı yaşamadık ama bazı operatörler çekmeyebiliyor.

Amasra

Maalesef biraz hızlıca geçip gittiğimiz Amasra ile ilgili çok uzun yazamıyorum. En azından şimdilik. Bayram zamanı Amasra’da bulunmak hele ki pandemi döneminde büyük bir haksızlık oldu Amasra’ya.

Kalabalığını anlatmam mümkün değil. Ama sadece bayram zamanı değil her zaman kalabalıkmış. Pek tadını alamasak da Amasra’dan da birkaç not paylaşmadan olmaz.

Yardibi’nden Amasra’ya Ulaşım

Kampı topladıktan sonra Amasra’ya 1 saat gibi bir sürede ulaştık. Aslında mesafe oldukça kısa olsa da yollar dağlık ve oldukça virajlı. Bu da maalesef süreyi uzatıyor. Manzaralar efsane diyebilirim yol boyu.

Dağ yollarının sağ tarafı orman, sol tarafı ise deniz manzaralı. Aracı kullanan kişi değilseniz istediğinize takılın.

Amasra Gezi Notları

İlk tavsiyem…kesinlikle bayram zamanı gitmeyin. Ayrıca sezon dışı gitmek de hiç fena fikir değil. Tabiri caizse adım atacak yer bulamadığımız için denize giremedik. Ayrıca çarşıda yürürken de kalabalık üzerine üzerine geliyor insanın. Aslında o kadar keyifli bir sahil kasabası ki insan doyamıyor. Ama bizim gibi tatlı su Karadenizcileri için bayram zamanı orada olmak kötü bir deneyim oldu.

Amasra ismi ile ilgili okuduğum bir notu da paylaşayım… Amasra ismini almadan önce bu kasaba Sesamos olarak bilinirmiş. Tarihi ise MÖ 12.yya kadar uzanıyor. Bir Pers prensesi olan Amastris, bu kasabanın Amasra olarak anılmasının temel sebebi.

Hayatı siyasi evlilikler, cinayetler ve entrikalarla dolu olan bu prenses Anadolu’daki Pers hanedanı Oksyathres’in kızı olarak dünyaya gelir. Büyük İskender, bölgedeki Pers hükümdarlığına son verince, Amastris Büyük İskender’in generali Craterus ile evlendirilir. Ancak bu evlilik uzun sürmez. Amastris bu evlilikten sonra 2 evlilik daha yapar.

Amastris, Sesamos’u çok beğenir ve burayı imar ederek kente ismini verir. Batı Karadeniz’deki 4 büyük kentin ileri gelenleri ile bir birlik kurar ve Amasra bu birliğin merkezi haline gelir. Annelerinin gittikçe güçlenmesi, 3 oğlunu çok rahatsız eder. Annelerini bir suikast düzenleyerek öldüren 3 oğlu ise, Amastris’in eski eşi Makedon General Lysimachus tarafından imha edilirler.

Amasra’nın ayrıca genç yaşta hayatını kaybeden sevgili Barış Akarsu’nun memleketi olduğunu da hatırlatalım. Her yıl anısına anma konserleri düzenleniyormuş. Ayrıca küçük bir heykeli de yapılmış ve bu heykelin yanında sürekli Barış Akarsu şarkıları çalınıyor.

Amasra’nın aynı zamanda yelken ve sörf gibi su sporları için harika bir destinasyon olduğunu da gittiğimde öğrendim. Amasra Yelken kulübü eğer bu aktiviteler ile ilgileniyorsanız gideceğiniz adres.

Yardibi Amasra ulaşım

Kemere Köprüsü:

Amasra’nın en ikonik yapılarından olan Kemere Köprüsü, Boztepeyi anakaraya bağlayan bir köprü. Tarihi Roma dönemine kadar dayanıyor.

Çekiciler Çarşısı:

Geleneksel ahşap zanaatının en güzel örneklerini bulabileceğiniz sevimli bir çarşı. Osmanlı’dan bu yana burada ahşap oymacılığı zanaatı çok yaygın. Yöresel el yapımı ahşap ürünler ve hediyelikler için buraya mutlaka uğranmalı.

Amasra Kalesi:

Roma döneminden Osmanlı’ya kadar şehrin savunması için çok önemli rol oynamış tarihi kale. Amasra’nın en güzel panoramik manzarası da yine burada.

Direkli Kaya:

Amasra’nın en güzel fotoğraf noktalarından biri daha. Cenevizlilerden kalma bir aydınlatma ve gözetleme kulesi. Aynı zamanda denizle bağlantılı bir doğal havuz oluşturduğu için harika bir yüzme noktası.

Şimdilik Amasra önerilerim bu kadar ama üzülmeyin. Size bonus olarak bir de Güzelcehisar veriyorum.

Güzelcehisar Lav Sütunları
Ceren Alica Instagram hesabı: @istikametdunya

Güzelcehisar Lav Sütunları

Bartın, 2020’de denize girebildiğim ilk yer. Güzelcehisar plajı başından sonuna kadar her santimetrekaresine kadar dolu olsa da yine de kendimi denize atmayı burada başardım. Suyu ılık ama yine de yaz sıcaklarında hayat kurtarıcı.

Türkiye’de mutlaka gör listemin üst sıralarında bulunun lav sütunları da yine bu plajda. Dünyanın 7 doğa harikasından biri desek yeridir. Yakından baktığınızda kendinizi İzlanda’da gibi hissetmeniz de çok normal.

Dünya üzerinde sadece Kuzey İrlanda, İskoçya ve Kaliforniya’da var bu tip lav sütunları. Bir de ülkemizde Bartın-Güzelcehisar’da. 80 milyon yıllık bu doğa harikası, anlatmaya gerek yok görüyorsunuz tadında manzaralarla ziyaretçilerini karşılıyor.

Karadeniz’e Giriş Ders 1: Sinop Gezi Rehberi yazısını okumak için tıklayın

 

 

 

Önceki İçerikKocaeli Gezi Rehberi, Sanayinin Zirve Şehri
Sonraki İçerikLongoz Ormanı Cenneti Türkiye
Merhaba, ben Ceren Alican. 1991-Adana doğumluyum. Çukurova Üniversitesi mezunu bir Peyzaj Mimarıyım. Kendimi bildim bileli evcimen bir insan olmadım, olamadım. Çünkü evime dönmenin, dönebilecek bir evim olduğunu bilmenin, daha da güzeli istediğim zaman evimden çıkıp dünyanın herhangi bir yerinden hikayelerle geri dönmenin verdiği hazdan bir türlü vazgeçemedim.İnsanın dönebilecek bir evi olmasının ne kadar büyük bir şükür sebebi olduğunu seyahat ettikçe öğrendim. Her zaman merak etmeyi, okumayı ve görmekten asla vazgeçmemeyi bana annem öğretti. Çocukluğum ve ergenliğim yaşıtlarımın o dönem hayal bile etmediği ülkelere ayak basarak geçti. Büyüdüm, okudum, meslek sahibi oldum, İstanbul'a taşındım, evlendim. Fakat annemin bana aşıladığı seyahat etme ve merak ettiği herşeyin peşinden gitme alışkanlığım baki kaldı. Şimdi yine kimsenin gitmeye cesaret etmediği, orada ne var ki diye burun kıvırıp gitmek istemediği yerlere hayat arkadaşımla beraber gidiyorum. Ve inanır mısınız hayatımda gördüğüm en unutulmaz şeyler hep insanların 'orada gezilecek ne var ki' dediği yerlerden çıkıyor...

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz