Yeniçarohori Diğer Adıyla Küçükköy’e Gittiniz mi?

2

Bu gün size eğer daha önce gitmediyseniz, gidip görmediğinize bin pişman olacağınız bir yeri anlatacağım. Efendim eski adı Yeniçarohori yeni adı Küçükköy bu güzel yerin.

Hani bazı yerlerin damakta kalan bir tadı vardır ya benim için öyle bir deneyim oldu Yeniçarohori. Burda her sokak ve her detay sanata dair. Derler ya “Taşı toprağı altın.” burası için de “Taşı toprağı sanat” demek çok da yanlış olmaz. Hem gözünüze hem ruhunuza hitap edecek, sizi bambaşka bir dünyaya götürecek bence. Mesela Eski Rum Evlerinin restore edilmiş halleri çok etkileyici. Ya da sadece buradaki evlerin kapıları üstüne bile sayfalarca yazı yazılabilir. Sokaklarında yürürken atölyelerinden kulağınıza çalınan müziği takip edip içeri girin… Ruhunuzu şımartın.

Yeniçarohori sanat dolu sokakları
Münevver Aktürk Instagram hesabı @gurmesseyyahh

Küçük Bosna-Hersek de Deniyor

Ayrıca burası için ülkemizdeki küçük Bosna-Hersek de deniliyor. Nedeniyse 1893-1913 yıllarında Balkanlardan gelen Boşnakların Yeniçarohori’ye yerleşmiş olması.Tabi bu durum gerek kültürel anlamda gerekse insan popülasyonu olarak Küçük Bosna-Hersek deyişini destekliyor. Bu gün özellikle mutfağında hala hatrı sayılır bir ağırlığı da var bu durumun. E artık Küçükköy’e ya Yeniçarohori’ye gittiğinizde Boşnak Böreği yemeden dönmezsiniz bence 🙂

Yeniçarohori 'de bir sanat atölyesiYeniçarohori sokaklarında fotoğraf turu

Gelelim Yeniçarohori adının hikayesine…

Fatih Sultan Mehmet’in Midilli aşkı doğmuş bu isim desek yanlış olmaz. Aslında hikaye burda başlıyor. Yeniçarohori size de Yeniçeri kelimesini çağrıştırmıştır eminim.
Osmanlı’ya vergi ödemeyi reddeden Midilli meselesi için Fatih, Mahmut Paşa’yı görevlendirir emrine verdiği 200 gemi ile. Bu arada sene 1462…Tabi Midilli alınmasına alınmış ama bununla bitmemiş işler. Stratejik olarak Midilli’yi en iyi gören yere yani Yeniçarohori’ye yerleşmiş onlarca Yeniçeri Askeri. Korsan saldırılar ve güvenlik zaafiyetinin önüne geçmek amaçlı. Tabi öyle üç beş gün de kalmamış burda Yeniçeriler.
Yeniçeri olmuş Yeniçarohori 🙂 Rumların güzel aksanıyla. Bu gün Küçükköy olarak anılsa da ben hikayesi olan şeylere daha kalpten bağlı olduğum için hep Yeniçarohori diyeceğim..

Ufacık bir yer olan Yeniçarohori’de sanata dair pek çok şey bulabileceğinizi söylemiştim zaten. Resimden, heykele, tasarımdan, dönüşüme aklınıza gelebilecek her şey var burada.

Aslında Yeniçarohori köklü bir değişimden geçti, belki şu 5-10 yıl içinde. Şehirli sanat insanları burdan evler satın alıp atölyelerini taşımışlar buraya. Hedefleri sağlıklı, adaletli, yaşanabilir bir yer yaratmak. Dünyadaki “Smart City” akımı aslında burada hayata geçirilen.

Konaklama ve yeme içme üzerine de pek çok güzel işletme mevcut Yeniçarohori’de. Eğer ciddi anlamda kafa dinlemek istiyorsanız buraya gerçekten uğramalısınız. Deniz turizmi açısından da dünyaca ünlü Sarımsaklı Plajı buraya sadece bir kaç dakika uzaklıkta. E bir de günbatımı manzarası için Şeytan Sofrasını tavsiye edeceğim sizlere.

Hepimizin daha çok bildiği Cunda Adasına da pek yakın. Mimari olarak da benzerlik gösteriyor zaten. Sokaklarında yürürken ne dediğimi hissedeceksiniz.
Buraya kadar anlattıklarımı şöyle bir düşününce benim yeniden gidesim geldi 🙂

Yolunuzun Yeniçarohori’den geçmesi dileğiyle. Sağlıkla kalın..

Ayvalık Gezi Rehberi, Ayvalık’ta Ne Yenir? Nasıl Gidilir? yazısına buradan ulaşabilirsiniz…

Önceki İçerikYolculukta Yanınızda Bulunması Gerekenler Listesi
Sonraki İçerikAçık Havada Spor Yapmak İyi Gelir!
Selamlar sevgili seyahat severler. Ben Münevver Sunar,13 yıldır profesyonel iş hayatında eğitimcilik yapıyorum. Hayatın fırsat yaratmak ve yakalamak sarmalında akıp gittiğine inananlardanım. Seyahat etmeyi hep çok sevdim ve özel ilgi alanım antik kentler diyebilirim. Tarihe ve yaşanmışlıklara bağlılığım sonsuz... Yola her çıkışımızda içimden Romalılar, Likyalılar, Karyalılar geçiyor. Bir sütunda göz kırpan Dionysos'u hayal ediyorum ya da Titus Tünelinde kayalara çarpan demirin sesi çınlıyor kulaklarımda... Zaman ve mekanda yolculuk muhteşem... Tabi bu işin mutfağında yalnız değilim, yol arkadaşım ve hayat arkadaşım Mimar Bey yani Ertaç Emre Sunar ile birlikte hazırlıyoruz her şeyi. Tüm rotalarımızı aşkla ve heyecanla çiziyoruz. Ortaya çıkan şeyi keyifle izliyoruz sonra. Gezgin Gazetesi ailesi de bu yolda en büyük şansımız oldu diyebiliriz. Hayat dolu ve hayata dair binbir renkle dolu bu ailede olmak harika bir duygu. Fırsatlar yaratın ve yola çıkın, sevgiler...

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz